Güçlü KOBİ Ağı, Yüksek Teknoloji ve Sürdürülebilirlik Yolculuğu
TR90 Bölgesi, güçlü KOBİ ağı ve üretim kapasitesiyle ülkemizin sanayi yapısında önemli bir konuma sahiptir. Son yıllarda büyüme eğilimini sürdüren bölge sanayisi, önümüzdeki dönemde teknoloji seviyesi yüksek, yenilikçi ve sürdürülebilir üretim modeline geçiş sürecindedir.
Bu dönüşümün sağlanabilmesi için bölgedeki tüm paydaşlarla işbirliği içerisinde hareket edilerek; teknoloji seviyesi ve Ar-Ge kapasitesinin artırılması, altyapı ve üstyapı koşullarının iyileştirilmesi, yeni sanayi alanlarının oluşturulması ve girişimcilik ekosisteminin güçlendirilmesi gerekmektedir. Bu nedenle mesleki eğitim, ihracat, dijital dönüşüm ve yeşil dönüşüm alanlarında da güçlü adımlar atılması hedeflenmektedir.
Tarım ve Orman Ürünlerinde Katma Değer Yaratma Yolculuğu
Doğu Karadeniz, çay ve 1. Sınıf kalite fındık üretiminde Türkiye'nin lideridir; kivi, bal ve su ürünlerinde de öne çıkar. Ancak parçalı arazi yapısı, düşük makineleşme ve yetersiz altyapı sektör verimliliğini sınırlamaktadır. Fındık ve alabalık üretimi, hem hacim hem de ihracat gücüyle stratejik önem taşır. Verimlilik, sürdürülebilirlik, etkin arazi kullanımı, örgütlenme ve akıllı sistemler ile entegrasyona yönelik tedbirler ile tarım sektöründe katma değerin artırılması ve kırsal refahın güçlendirilmesi hedeflenmektedir. Ormanlarda ise rekabetçiliği artırmak ve odun dışı ürünleri etkin değerlendirmek için yeni adımlar atılması gerekmektedir.
Fındık ve Alabalık üretimi, hem üretim hacmi hem de ihracattaki gücü ile bölge için stratejik önem taşımaktadır.
Doğu Karadeniz: Doğal zenginliklerini kırsal refaha dönüştürme vizyonu.
Sürdürülebilir, Çeşitlendirilmiş ve Dört Mevsim Turizm Hedefi
Doğu Karadeniz, eşsiz doğası ve kültürel zenginlikleriyle her yıl milyonlarca ziyaretçiyi ağırlamaktadır. Uzungöl, Ayder ve Sümela gibi simge destinasyonlar, bölgeyi iç turizmde vazgeçilmez, dış turizmde ise Körfez ülkelerinin öncelikli tercihi haline getirmektedir.
Bölge, doğa temelli turizmin yanı sıra kültür, macera ve deneyim odaklı turizm için de önemli bir potansiyele sahiptir. Son yıllarda artan yatak kapasitesi ve yükselen turizm talebi, yeni fırsatları da beraberinde getirmiştir. Ancak kısa konaklama süreleri ve mevsimsellik gibi sorunlar, turizmin sürdürülebilirliğini sınırlamaktadır. Bunların üstesinden gelebilmek için aktörlerle işbirliği içinde alternatif turizm türlerini yaygınlaştırmak, destinasyon yönetim örgütlerini desteklemek ve yöresel ürünleri turizm zincirine entegre etmek gerekmektedir. Böylece turizm gelirinin daha geniş kesimlere yayılması ve sürdürülebilir bir sektör yapısı hedeflenmektedir.
Bölge, iç turizmde vazgeçilmez, dış turizmde ise Körfez ülkelerinin öncelikli tercihi haline gelmiştir.
Ziyaretçilerin bölgede kısa süre kalması, turizm gelirinin sınırlanmasına neden olmaktadır.
Yıl boyunca dengeli olmayan turizm talebi, sektörün sürdürülebilirliğini zorlaştırmaktadır.
Alternatif turizm türlerini yaygınlaştırmak (Kültür, Macera, Deneyim)
Destinasyon Yönetim Örgütlerini (DYO) desteklemek
Yöresel ürünleri turizm zincirine entegre etmek
Turizm gelirinin daha geniş kesimlere yayılması ve sürdürülebilir bir sektör yapısı hedeflenmektedir.
Bölgesel Gelişim Aksları
Doğu Karadeniz, hidroelektrik başta olmak üzere rüzgâr, biyokütle ve orman kaynaklarıyla güçlü bir yenilenebilir enerji potansiyeline sahiptir. Bölgenin elektrik tüketiminde hane ve kamu kullanımı yüksek seviyedeyken sanayi tüketimi daha düşüktür. Altın, bakır, çinko ve mermer başta olmak üzere 20'den fazla maden çeşidiyle zengin bir yer altı yapısına sahip olan TR90, hammadde ihracatının ötesinde katma değerli ürünler geliştirmek için fırsatlar sunmaktadır. Lojistikte ise bölgenin sahil yolu ve Trabzon-Gümüşhane-Erzurum aksları bölgeyi ulusal ve uluslararası pazarlara bağlarken lojistik merkez, yeni liman, havalimanı, hızlı tren ve demiryolu projeleriyle Doğu Karadeniz'in ticaret ve ulaştırma kapasitesi her geçen gün güçlenmektedir. Lojistikte dijitalleşme, küresel tedarik zincirlerine entegrasyon ve güçlü altyapı bölgenin öncelikli hedefleridir.
Yenilebilir ve Güçlü Enerji
Ham madde İhracatından Katma Değere
Ticaret ve Ulaştırma Kapasitesi
Katma Değer ve Endüstriyel Dayanıklılık
Katma Değer, İhracat ve Yeşil Büyüme Odaklı Yapısal Dönüşüm
Doğu Karadeniz Bölgesi, düşük teknoloji bağımlılığından kurtulmak ve küresel rekabette öne çıkmak amacıyla "Rekabet ve Yenilik Odaklı Yapısal Dönüşümü" temel stratejik öncelik olarak belirlemiştir. Bu dönüşümle, KOBİ'lerin üretimdeki katma değerini artırması, AR-GE, tasarım ve yenilik kapasitelerini geliştirerek orta-yüksek ve yüksek teknoloji üretimine geçiş yapması hedeflenmektedir. Ajans, bölgesel ticaret hacmini ve pazar çeşitliliğini artırmak, işletmelerin küresel tedarik zincirlerine entegrasyonunu teşvik etmek üzere KOBİ'leri yönlendirmektedir.
Sürdürülebilir ve yenilikçi bir geleceğe adım atılması hedeflenmektedir.
Sürdürülebilir Büyümenin Yeni Merkezi
TR90 Doğu Karadeniz Bölgesi, 455 km'lik kesintisiz kıyı şeridi, güçlü su ürünleri ekosistemi, liman ve lojistik altyapısı ile Türkiye'nin mavi ekonomide en stratejik bölgelerinden biridir. Bölge Planı kapsamında mavi ekonomi; su ürünleri yetiştiriciliği, tersanecilik, kıyı ve deniz turizmi, deniz taşımacılığı ve yenilikçi mavi teknolojiler aracılığıyla bölge ekonomisinde rekabet gücünü artıran, ihracata dayalı ve çevreyle uyumlu bir yapısal dönüşüm aracı olarak ele alınmaktadır. Hammadde ağırlıklı üretimden katma değerli, işlenmiş ve markalı mavi ürünlere geçiş hedeflenirken; AR-GE, dijitalleşme, üniversite-sanayi iş birlikleri ve kümelenme yapılarıyla sektörlerin ölçek ve teknoloji kapasitesi güçlendirilmektedir.
Aynı zamanda mavi ekonomi, kırsal alanlarda tarım ve suyun bütünleştiği üretim modeliyle gelir ve istihdamı çeşitlendirmekte; kooperatifler ve üretici birlikleri yoluyla kırsal refahı artırmaktadır. Entegre kıyı yönetimi, iklim uyumu, akıllı liman uygulamaları ve mavi bayraklı alanlar sayesinde çevresel sürdürülebilirlik ve yaşam kalitesi desteklenirken; TR90 Doğu Karadeniz, mavi zenginliğini sürdürülebilir, yenilikçi ve yüksek katma değerli bir kalkınma modeline dönüştürmektedir.
Doğu Karadeniz Bölgesi, zengin orman varlığı, yüksek biyolojik çeşitliliği ve özgün ekosistemleriyle Türkiye'nin en güçlü doğal sermayelerinden biridir. Bu doğal yapı, çevresel sürdürülebilirlik, yaşam kalitesi ve doğa temelli kalkınma açısından Bölge'ye önemli avantajlar sunmaktadır.
Bununla birlikte, engebeli topoğrafya, yoğun yağış rejimi ve dağınık yerleşim deseni Bölge'yi iklim değişikliği, taşkın ve heyelan gibi afetlere karşı daha hassas hale getirmektedir. İklim değişikliğinin tarım, su kaynakları ve yerleşim alanları üzerindeki etkileri, dirençli ve dengeli şehirleşme yaklaşımlarını zorunlu kılmaktadır.
Bu kapsamda, iklim değişikliğinin kıyı bölgeleri üzerindeki etkileri de dikkate alınarak iklim uyumu, dayanıklı kıyı yönetimi, afet risklerinin azaltılması ve sürdürülebilir şehirleşme başlıklarında bütüncül çalışmalar yürütülmektedir. Doğal kaynakların verimli kullanımı, yeşil altyapı yatırımları ve akıllı şehir uygulamalarıyla desteklenen bu projeler, Doğu Karadeniz'in ekosistem dayanıklılığını güçlendirmeyi ve yaşam kalitesini kalıcı biçimde artırmayı hedeflemektedir.
Güçlü Doğal Sermaye
Bölge, Türkiye'nin en güçlü doğal sermayelerinden birine sahiptir.
Doğal değerler, sürdürülebilir kalkınmanın temel dayanağıdır.
Hassasiyetten Dirençe
Bölge, iklim değişikliğinin etkilerine karşı yüksek hassasiyet göstermektedir.
Risk odaklı değil, çözüm ve uyum odaklı yaklaşımlar esas alınmaktadır.
Dengeli ve Yaşanabilir Mekânlar
Şehirler, çevresel sürdürülebilirlik odağında yeniden şekillenmektedir.
Amaç, yaşam kalitesini kalıcı biçimde artıran dirençli şehirler oluşturmaktır.